![]() |
HALK OYUNLARI 1- TİRİDİNE BANDIM: Oyunun Öyküsü: Oyun hakkında değişik rivayetler vardır. Birisinde bir sohbet esnasında iki aşık arasında yarışma şeklinde sözler meydana çıkmıştır, ikinci rivayet ise şudur: Eskiden Tosya halkı ticaret maksadı ile sürekli olarak saz dağını asarak Çankırı tarafında "Öteyüz" denilen yöreye giderlermiş. Ekonomik ilişkilerinin yanında bu bölge ile sosyal ilişkilerde de gelişme görülür. Bu yüzden oyunda Karadeniz Bölgesinden ziyade İç Anadolu Bölgesi'nin etkisi görülür. Rivayetimiz şöyle: Asığın biri Öteyüz'e giderken Fazlı isminde bir çobanla karşılaşır. Çoban orada sığır otlatmaktadır. Aşığı elinde saz ile görmüştür. Kendisi de yalnızlıktan cani sıkılmıştır. Aşığı yanına çağırır, kedisine bir şeyler çalmasını ister. Âşık pekala der, fakat aklına çalacak bir şey gelmez. Tam o esnada aşık vatandaşın birisinin öküzleri ile beraber çift sürmeye gittiğini görür Bundan esinlenerek: Sabahleyin erken çifte giderken, Öküzüm torbadan düşmüş gördün mü? Amanın Fazlım. Daha sonra sığırların içerisindeki mandaya gözü takılır: Manda yuva yapmış söğüt dalına, Yavrusunu sinek kapmış gördün mü? Amanın Fazlım. Dönüşte bir sohbet esnasında bu durumu dile getirir. Halk arasında hikaye şeklinde söylenir. Musiki Cemiyetinin kurulmasından sonra Hakkı Berber bu sözleri toplayarak bir araya getirir. İsmail OKUR (Nayipoğlu)’da tiridine bandım nakaratını ekleyerek bestesini yapar. Mustafa Başefe (Akçak) ve arkadaşları da bunu oyuna dönüştürerek folklorumuza kazandırırlar. O günden bu güne çalınır, söylenir, oynanır. Sözleri: Sabahleyin erken çifte giderken, aman aman Öküzüm torbadan düşmüş, gördün mü? amanın yandım Tiridine tiridine, tiridine bandım Bedavamı sandın, para vidim aldım. Manda yuva yapmış söğüt dalına, aman aman Yavrusunu sinek kapmış gördün mü? amanın yandım. Tiridine tiridine, tiridine bandım Bedavamı sandın, para vidim aldım. Aşağıda pınar güzellerin yoludur, aman aman Tosya’da kuşağı ince belin gülüdür, amanın yandım. Tiridine tiridine, tiridine bandım Bedavamı sandın, para vidim aldım Yöresi : Tosya Güfte : Hakkı BERBER Derleyen : M. SARISÖZEN Tarihi : 22.06.1973 2- BEYLER BAHÇESİ: Oyunun Öyküsü: Eskiden beri oynanmaktadır. Tosya zeybeği diye bilinmekledir. Altı oyuncu ile oynanır. Mustafa Başefe ve arkadaşları oyuna resmi bir hüviyet kazandırmışlardır. Rivayete göre İstiklâl Harbi sırasında Ege bölgesinde askerlik yapan bir genç efelerden etkilenir. Uzun yıllar bu bölgede mücadele vermiştir. Geri döndüğünde kimsesinin kalmadığını görür. Bu duruma son derece üzülerek bu türkünün sözlerini terennüm eder. Sonraları bu sözleri oyuna dönüştürür. Zeybek türünde oynamasa başlar. Sözleri: Beyler bahçesinden atlayamadım. Cephanem döküldü toplayamadım, of Düşmanım geliyor haklayamadım Yüksek minareden attım ben bir taş Ne anam var, ne babam, ne gardaş mimden sonra beşli martin arkadaş Güfte : Belli değil Beste : Belli değil 3- DEĞİRMENCİ: Oyunun Öyküsü: Bu oyun erkekler tarafından düzenlenmiş, erkekler tarafından oynanan bir oyundur. Bu oyunun ortaya çıkmasında Çankırı yarenlerinin etkisi görülür. Bir düğün toplantısında erkekler kendi aralarında eğlenirken erkeklerden bir tanesi zenne kıyafetine bürünerek toplantı yerine gelir. Bu toplulukla değirmencilik yapmakta olan bir genç vardır. Ona güzel sözlerle yarenlik ve atıfta bulunur. Mustafa Başefe ve arkadaşları bu durumu bu oyunla sembolize ederler. Oyun Beyler Bahçesi oyununun ekibi ile oynanır. Beyler Bahçesi oyunundan sonra bu oyuna geçilir. Zenne kıyafetindeki oyuncunun yanında onu koruyan bir de arkadaşı bulunur. Değirmencinin zenneye karşı taşkınlık yapmasını önlemeye çalışır. Sonunda zenne değirmenciyi ikna eder. Çarşamba oyununa geçilir. Sözleri: Değirmenci, amanın yallah yallah değirmenci, Sırma gibi saçlar Kalem gibi kaşlar Hep senin olsun Öğüt öğüt buğdayımı Olmaz kadıncık olmaz. Oluklarda su durmaz. Arkadaşlar razı da olmaz. Al git buğdayını Değirmenci, amanın yallah yallah değirmenci. Elma gibi yanaklar Kiraz gibi dudaklar Hep senin olsun Öğüt öğüt buğdayımı Olur kadıncık olur Oluklarda su durur Arkadaşlar razı da olur Senin buğday un olur. Yöresi : Tosya Güfte : Mustafa Basefe Beste : Belli değil 4- ÇARŞAMBA: Oyunun Öyküsü: Tosya düğünlerini tanıtan bir oyundur. Bu oyunda düğünlerin hafta boyunca devam ettiği, her günün ayrı bir öneminin olduğu belirtilmektedir. Bilhassa Çarşamba günü yapılan törenlerde çok dile getirildiğinden ve oynandığından Çarşamba adini almıştır. İki kişi ile oynanan kıvrak figürlü bir oyundur. Oyunlarımıza başlarken bu oyunla başlanır ve bu oyunla bitirilir. Sözleri: Çarşambadır Çarşamba Yarın günden Perşembe Çarşambayı şaşırma Perşembeye kaçırma Hoppala yavrum yaz geldi Çarsıya kiraz geldi Aldım beş okka kiraz O da yâre az geldi Değirmenin bendine Döner kendi kendine Değirmende üç kız var Biri benim dengime Derler güzelsin derler Derler oynaksın derler Ah şu güzele kim derler Ona bulgurlu derler Dam üstünde kartal Kartal kanadın dartar Dul garıdan gız alma Çeker yakanı yırtar Desinler de desinler Dilini de dişini de yesinler Tek meşenin dibinde Kız oynatmış disinler Güfte : Belli değil Beste : Belli değil 5- ORTAK BENIM HAKKIMI YEME: Oyunun Öyküsü: Çarşamba günü kına törenlerinde ortaya çıkmış bir türkü ve oyundur. Saim Oruç ve Mustafa Karaman bu derlemeyi yaparak oyun olarak folklorumuza kazandırmışlardır. Bu oyunla genellikle yaygın olan ortaklık müessesinin istenilen bir şekilde yürümemesini oyun ve sözlerle ifade etmeğe çalışmışlardır. Sözleri: Bir kişiyle ortak oldum Neşe gitti gamla doldum. Sonunda mevlayı buldum Ortak benim hakkımı yeme Ortaklığı sen istedin Defterle hile ettin Adaleti nereye deptin Ortak benim hakkımı yeme Bir anahtar sende idi Bir anahtar bendi idi Üçüncüsü kimde idi, Ortak benim hakkımı yeme. İnkâr etme gel şekerim Tersine döndü tekerim Altun dişini sökerim Ortak benim hakkımı yeme Beraber açlık lokanta Her gün süründün lavanta İşin gücün hep avanta Ortak benim hakkımı yeme İkimiz açtık oteli Sonra olduk mahkemeli Güldürdün kendine eli Ortak benim hakkımı yeme. Yöresi : Tosya Güfte : Mustafa Karaman – Saim Oruç Beste : Belli değil
|